
1994'ten beri aynı közün başında. Balığın çevrilme anını sesinden tanır.
Hikayemiz
1974'te Hasan Reis'in iskele başındaki tek balık tezgahıyla başladı. Bu sayfa bir restoranın değil, bir ailenin hikayesi — tezgahtan bugünkü sofraya, elli küsur yılda.

1974'ten Bugüne
Hasan Reis sabah tuttuğunu öğlene satar, satamadığını komşulara dağıtırdı. Terazi, buz ve el yazısı bir fiyat tahtası — hepsi buydu.
Oğlu Mustafa, tezgahın arkasına dört masalık bir dükkan açtı. Menü yoktu; o sabah denizden ne çıktıysa akşam o pişerdi.
Aile yat limanındaki bugünkü mekana taşındı. Hasan Reis'in tarif defteri de taşındı — kasanın yanındaki çekmeceye. Hâlâ orada durur.
Torun Deniz her sabah 05:30'da balık mezatında. Tezgah büyüdü, sofra kalabalıklaştı; terazi, defter ve alışkanlıklar aynı kaldı.
Mutfağın Başındakiler

Balığın tazesi sabah bellidir.
Dedesinin teraziyle yaptığını o gözle yapıyor: mezatta balığın gözüne, solungacına, sertliğine bakar. Beğenmediği gün o balık menüye girmez — tahtaya başka bir şey yazılır.
Mutfak Felsefesi
Mezattan dönmeyen balık menüye yazılmaz. O gün ne çıktıysa, tahtada o yazar.
Sebze Kazanlı'daki üç bahçeden, zeytinyağı tek bir aileden gelir. Yıllardır aynı isimler.
Haydariden favaya her meze bu mutfakta açılır. Akşamdan kalan, ertesi güne çıkmaz.